Tüp Bebek

Tüp bebek tedavisinde destek

Tüp bebek tedavisinde destek 150 150 dolunay

Anne olmak; çoğu kadının daha çocukluktan hayalini kurduğu, ‘evcilik oyunlarında’ canlandırmasını yaptığı bir kimlik. Anne olan bir kadın, önce kendi ailesi, eşi ve çevresi tarafından onurlandırılır. Çok önemli belki de en önemli görevini yerine getirmiştir.

Peki eğer bu görev yerine getirilemezse ne olur? Çocuk dünyaya getirmekte güçlük yaşayan kadınlar, çiftler neler yaşar? Arzulan bir şeyin arzulandığı zamanda yerine gelmemesinin kabulü biraz zordur hele ki bu çocuksa!

Doğal yollarla çocuk sahibi olamayabileceğini öğrenen çiftler her şeyden önce şok ve inkâr yaşarlar. Zamanla ise durumu kabul ederler ancak bu yaşayacakları psikolojik etkileri pek de azaltmaz. Neden bu benim başıma geldi? Herkesin çocuğu oluyor, benim neden olmuyor? Eşine, kendine kızma, suçluluk, suçlama gibi pek çok duygu yaşarlar. İnfertilite tedavisinin uzun süren, pahalı bir tedavi olması ve tedavinin nasıl sonuçlanacağının belirsiz olması, toplumsal baskılar tedavi sürecini eşler için duygusal açıdan daha zor bir hale getirmektedir. Sık ağlama ve umutsuzluk, yorgunluk, huzursuzluk ve aşırı kaygılı olma, suçluluk ve değersizlik, öfke ve kızgınlık duyguları, çevreden kopma, çocuklu kadınlara ve çiftlere tahammülsüzlük, cinsel istek ve ilgi bozuklukları, uyku ve iştah bozuklukları, tedavinin başarısı konusuna aşırı yoğunlaşma ve bu konularda aşırı endişeli olma gibi süreçler yaşayabilirler.

Çiftler tüp bebek sürecine girmeye karar verdiklerinde onları nasıl bir süreç bekliyor pek bilmezler. Tüp bebek süreci umutlu bir süreç olmakla birlikte kendine has zorluk alanları da vardır. Gebe kalamama ya da gebeliği sağlıklı devam ettirememe nedeni kadın kaynaklı da olsa erkek kaynaklıda olsa tedavi süreci çoğunlukla kadının üzerinden devam eder. Sadece tedavi değil toplumsal baskıda (ne zaman çocuk yapıyorsunuz, çocuk işi ne oldu, şu doktor çok iyiymiş….) kadına yönelmiştir.

Aslında her iki taraf içinde stresli olan bu dönem kadın için daha streslidir. Eşlerin aralarındaki iletişimin iyi olması, birbirlerini dinlemeye ve anlamaya çalışmaları önemlidir. Bu nedenle erkeğin kadına karşı özellikle bu dönemde hassas olması ve elinden gelen tüm desteği vermesi tavsiye edilir. Erkeklerin kadınları, kadınların da erkekleri bu konuda anlamaları bir parça zordur. Çünkü bebeğin anlamı her iki cinsiyet içinde farklı olabilmektedir. Mümkün olduğu kadar birbirlerine iyi davranmaları, anlamaya çalışmaları ve sohbet etmeleri en iyi davranış modelidir.

Tüp bebek tedavi sürecinde yaşanılan sorunlar karşısında çifte destek veren bir aile yapısı ya da sosyal çevre varsa bu eşlere olumlu yansır. Bununla birlikte ailenin konuyu aşırı duygusal, korumacı ya da böyle bir sorun yokmuş gibi davranmaları çifte zarar verir. Bu nedenle genellikle çifte şöyle deriz; aileniz size destek verecekse ya da buna gerçekten ihtiyaç duyuyorsanız paylaşın. Diğer türlü yük oluşturur.

Tüp bebek süreci öncesi ya da sırasında kendinizi gergin ve çok stresli hissediyorsanız psikolojik destek almak size iyi gelecektir.

İnfertilite Tedavisinde Psikolojik Destek

İnfertilite Tedavisinde Psikolojik Destek 150 150 dolunay

“Ben gökyüzünü taşıyan kadınım
Gökkuşağı gözlerimden geçer
Güneş rahmime yol alır
Düşüncelerim bulutlara karışır
Ama söyleyeceklerimi henüz söylemedim………”
İstenilen, arzulanan bir şeyin olmaması insan hayatında stres yaratır, hele konu çocuksa….
İnfertilite yani kısırlık tedavisinde eşler arasında en çok kadında stres ve diğer olumsuz etkiler daha fazla görülüyor.
Kadın olmak pek çok rolü, kimliği ve toplumsal süreçleri beraberinde getirir. Yaşadığı yer dünyanın neresinde olursa olsun tüm toplumlarda bir kadının en önemli rolü “annelik”tir. Bu nedenle doğurmamış kadın “yarım kadın, eksik kadın, ezik kadın…” olarak hisseder kendini bu da çok ağır bir yüktür.
Türkiye de uzun yıllardır tüp bebek sürecindeki çiftlere psikolojik destek veren bir terapist olarak söyleyebilirim ki bizim kadınlarımız bu konuyla ilgili yükün çoğunu taşıyorlar.
Kadınlarımız, annelik kimliğini giyemediği için kendilerini asla tam bir kadın gibi hissedemiyorlar ve çocukluktan beri yüklenen tüm değerlerin altında kalmış hissediyorlar. Çocuk sahibi olmakta yaşanan güçlük ve mücadele tüm kimlikleri arasındaki dengeyi bozuyor ve zarar veriyor.
İş yerinde bile kendilerini başarılı hissedemeyebiliyor ya da arkadaşları arasında ve ailesinde eziklik duygusu yaşayabiliyorlar.
Tüm bu nedenlerle infertillite tedavisine gelen çift duygusal yüklerle başlar sürece. İnfertilite tedavisindeki herkes duygusal inişler ve çıkışlar yaşayabilir. İlaçların etkisi ve yaşanılan sorunun psikolojik yansımaları duygu dünyasındaki dengesizliklere neden olabilir ki bu da oldukça normal tepkilerdir.
İnfertilitenin nedeni fizyolojik olabileceği gibi psikolojik kökenli de olabilir ama nedeni ne olursa olsun, tedavinin bir ayağı da psikolojik destektir çünkü tedavide kullanılan ilaçlar ve süreç başlı başına stres faktörüdür.
İnfertilite tedavisinin uzun süren, pahalı bir tedavi olması ve tedavinin nasıl sonuçlanacağının belirsiz olması, toplumsal baskılar, tedavi sürecini eşler için duygusal açıdan daha zor bir hale getirmektedir.
Tedavi sürecinde eşler, kendilerini dönem dönem veya sürekli olarak kötü hissedebilirler. Sık ağlama ve umutsuzluk, yorgunluk, huzursuzluk ve aşırı kaygılı olma, suçluluk ve değersizlik duyguları, öfke ve kızgınlık duyguları, çevreden kopma, cinsel istek ve ilgi bozuklukları, uyku ve iştah bozuklukları, tedavinin başarısı konusuna aşırı yoğunlaşma ve bu konularda aşırı endişeli olma gibi süreçler yaşayabilirler.
Psikolojik danışmanlık sürecinde psikolojik danışman; tedavi sürecinizin her adımında neler yaşabileceğiniz ve çözüm yollarını ve duygularınızı sizlerle paylaşacaktır.
Tedaviyi ve sonrasını rahat ve huzurlu geçiren çiftlerin, sorun yaşayan çiftlere göre tedavide başarı şansının daha yüksek olduğu yapılan çalışmalarla kanıtlanmıştır.
Siz ne kadar rahatsanız bedeniniz de rahattır ve tüp bebek tedavisinde rahat bir ruh ve beden en güzel yardımcılarımızdır.
Dileklerinizin gerçekleşmesi dileğimle,
Sevgiyle,