Tüp Bebek Sürecinde Psikolojik Destek

Tüp Bebek Sürecinde Psikolojik Destek

Tüp Bebek Sürecinde Psikolojik Destek Dolunay KADIOĞLU

“Dolunay hanımla yollarımız 2.tüp bebek denememiz sonrası, daha önce bu süreci yaşamış bir tanıdığımızın kendisinden bahsetmesiyle Ekim 2017 de kesişti. İnsan yaşarken her şeyin o kadar içinde ve her şeyi o kadar içselleştiriyor ki bir başkası ile bu süreçte yaşadıklarını paylaşmak ilk başlarda zor ve duygusal geliyor açıkçası. Ama bu öyle bir süreç ki sağlam bir duygu durumuna sahip olmanız gerektiğini, kendinizi kontrol etmeyi, duygularınızı ifade etmeyi, etraftan gelen türlü türlü sorulara verilecek sadece basit cevaplarla kendinizi korumanın yollarını hem rahatlayarak hem de keyif alarak öğrenebilirsiniz. Ben iyi ki gitmişim diyorum ve yolumuz kesiştiği için şanslı olduğumu  düşünüyorum. İnsanın duygu durum dengesini sağlaması, vücudunu doğru dinlemeyi öğrenmesi ancak böyle bir destek ile mümkün olabilirdi. Görüşmelerimiz 3.denememiz sırasında da  devam etti, daha önce yaşadığım tüm süreçleri tekrar yaşarken, bu sefer yine yaşayıp ancak  kendimimle olumlu iletişim kurarak önüme bakmanın hafifliğiyle bu süreci keyifle geçirdim ve güzel haberi Aralık sonunda aldık J

Desteğiniz için çok teşekkür ederim..

Sevgiyle,”

 


 

‘3 ay önce tüp bebek tedavisine başladık. Kliniğe gittiğimiz ilk günü hatırlıyorum da; ne kadar kaygılı, ne kadar umutsuzdum. Bugünlerin hayalini bile kuramıyordum.
Bu süreçte, Dolunay Hanımla tanıştım. Ve daha ilk görüşmemizden itibaren hayatımda değişen bir şeyler oldu. O ilk gün öğrendiğim “bilmiyorum” oyunu geleceğe dair kaygılarımı azalttı. O an “tanrıcılık” oynadığımı fark ettim. Her şey kontrolüm altında, planladığım gibi olsun istiyordum. Ancak, hayat “şu an” da vardı. Gelecek ise koskocaman bir “bilmiyorum” dan ibaretti. Anne olamayacağıma kendimi o kadar inandırmıştım o kadar olumsuz düşüncelere kaptırmıştım ki… aslında hiç bilmediğim ve bilmeye gücümün yetmeyeceği bir konuda kendimi ve etrafımdaki insanları mutsuz ediyordum. İşte böyle bir ruh hali içindeyken, Dolunay Hanımla hayata daha umutlu ve olumlu bakmayı öğrendim. Yaptığımız çalışmalarda, kendimi sorgulama fırsatı buldukça olayları ne kadar kişisel algıladığımı, “benler” dünyamda özümden ne kadar uzaklaştığımı ve kendime  ne kadar acımasız davrandığımı fark ettim.
Bu hayatta her şeyin bir nedeni olduğu gibi bu yaşadığım sürecin de bir nedeni vardı. Daha tedavinin ilk aşamalarında; ilaçları ve iğneleri kullanırken, nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağını biliyordum. Ben, bu süreçte kendimi “kurban” gibi görmeden aslında özüme yolculuk yaptım. Hayatı akışına bıraktığımda her şeyin yoluna girdiğini gördüm. Transferden sonra test yaptıracağım günü heyecanla ve umutla bekledim. Şuanda 7 haftalık hamileyim. Bunu söylemek bile bana inanılmaz gelirken yazmak nasıl hissetiriyor anlatamam.
Tüp bebek tedavisinde psikolojik destek almanın çok önemli olduğunu hep duyardım, gerçekten de öyleymiş. Dolunay Hanımla tanıştığım için kendimi çok şanslı hissediyorum.’

 


 

Merhaba,
Öncelikle size teşekkür ederek sözlerime başlıyorum.
Sizinle tüp bebek tedavisi sırasında tanıştım ve bana terapilerinizle çok yardımcı oldunuz, çok sıkıntılı ve gergin bir dönem olan yumurta geliştirme, toplama ve transfer aşamalarını sizin sayenizde gerilmeden, rahatça, hatta tatil havasında geçirdim diyebilirim.
İnfertilite tedavisi gören bütün arkadaşlarıma tavsiyem tedavi süreçlerinde muhakkak psikolojik destek almalarıdır.

 


 

Değerli Dolunay hanım;
Kısa süreçte de olsa bana ve eşime çok şeyler kazandırdınız.
Bundan dört sene önce tüp bebek tedavisi görerek bir kız çocuğu dünyaya getirdim. Fakat o dönem çok sancılı ve gergin geçti. Tekrar çocuk sahibi olmak istiyordum ancak aynı sıkıntıları yaşamaktan korkuyordum. Bu kez sizden de destek alarak yine başladım tedaviye.
Her gün sizinle konuştukça kendimi daha iyi hissetmeye başladım, günden güne yaşadığım korkular, tereddütler yok olmaya başladı. Tedavi sürecim çok olumlu geçti. İyi bir netice alacağımı düşünüyorum, şayet bir netice almasam da, çok pozitif olarak sürece girmemi sağladı sizinle görüşmem.
Rahattım ve bu daha önce yaşamadığım bir şeydi. Şu anda gebeyim ve bebeğimi keyifle bekliyorum.
Bu süreç içerisinde bana harcadığınız her dakika için şükranlarımı bildiriyorum size ve tüm emeği geçenlere …

 


 

Biz mutlu bir çiftiz. Aslına bakarsanız 2,5 yıl önce böyle bir period geçireceğimizi hiç tahmin etmemiştik. Çocuk isteğimize karar verip bir süre normal yollarla olmasını denedik ancak olmadı. Tıbbi destek almak için doktora başvurduğumuzda tüp bebek için aday olduğumuz söylendi. Hevesle ilk denememize başladık, olmadı. 2. denememizde de olmadı. Bunu 3. ve 4. denemiz izledi, sonuç aynıydı, olmadı. Aradan geçen zaman, umutlarımızı, sabrımızı ve arzularımızı alıp gitmişti sanki. Fakat durmakla olmuyordu. Yeniden tedaviye başladık ancak yaşadığımız hayal kırıklıkları bir türlü zihnimizden gitmiyordu. Doktorumuz Psikolojik Danışmanlıktan yararlanmamızı önerdi. Önerisiyel Dolunay Hanıma büyük bir heyecanla gitmeye başladık. Danışmanımız bize bir şeyleri kafamızda yanlış kurmuş olabileceğimizi, inanç ve düşünce sistemlerini anlattı. Gerçekten de haklıydı. Sürekli olumsuz düşünüyorduk, bir bebek istiyorduk ama bebeğin hayalini kurmuyorduk. Danışmanımızla birlikte olumlu düşünmeyi, dengeyi, hayallerimizi ve zihnimizi rahatlatmayı öğrendik. Tüp bebek tedavisine ne kadar rahat ve huzurlu girerseniz kendinize o kadar çok yardım etmiş olursunuz. Bizde bunu yaptık. Tüm Kliniğin bizimle olan inanç birliği ve doktorlarımızın doğru tedavileriyle şimdi bebeğimizi bekliyoruz. Psikolojik Danışmanımızı görmeye devam ediyoruz çünkü tüm aşamalarında onun desteğine ihtiyacımız var.
Buradan tüm bebek isteyenlere ve infertilite tedavisi görenlere seslenmek isteriz ki; bu tedavi bir ekip işi; psikolojik danışmanınızla zihninizdeki yanlış döngüleri, inançları düzeltip dengenizi korursanız ve tıbbi destek doğru yerdense mutlu sona ulaşmak kolay.
Yüzünüz ışığa çevirin ve zihinsel olarak bu sürece hazır olmanın ne kadar önemli olduğunun farkına varın. Tüm isteyenlerin bebeklerini kucaklarına almaları dileğiyle…

 


 

Merhaba,
Normal yollardan bebek sahibi olamadığımız için yaklaşık dört yıl önce tüp bebek yöntemini denedik ve bir bebek sahibi olduk. O aşamada embriyolarımızdan bir kısmı da dondurulmuş idi. Oğlum 3 yaşına geldiği için biz de kısa bir süre önce ikinci bebek düşünmeye başlamıştık. Ama benim kafamda birkaç olumsuz sahne vardı ve ikinci çocuğa hazır olup olmama konusunda emin değildim. Bu nedenle tedaviye başlamadan hemen önce Dolunay hanımdan danışmanlık hizmeti aldım.
Bu danışmanlık, öncelikle ikinci bir bebeğe psikolojik olarak hazırlanmama yardımcı oldu ve hayatımda nelerin olumlu ya da olumsuz değişebileceğini hayal etmeme zemin hazırladı. Aynı süre zarfında bir takım ilaçlarla vücudum transfer için hazır hale getiriliyordu. Benimse ilk transfer anındaki kötü tecrübem uykularımı kaçırıyordu. Dolunay hanım bu kötü sahneyi bilinçaltı jimnastiği ile istediğim gibi tekrar kurgulamamı istedi ve bunu başardım. Kafamdaki kötü tabloyu istediğim bir senaryo ile değiştirdim. Beni mutlu edecek bir sahneyi kafamda canlandırdım.
Şu anda transfer olalı bir hafta oldu ve neticeyi öğrenmeme 4 gün kaldı. Heyecanlıyım ama tedirgin değilim. Rahat bir transfer oldu. Kafamda da hoş bir sahne kaldı. Transfer olumsuzlukla sonuçlansa bile tekrar deneme gücüm var.
Bunları yani; hayallerimizin tükenmemesi gerektiğini ve hayatta her zaman ikinci bir planımızın olabileceğini psikolojik danışmanlıkla yaptığımız çalışmalar ile kazandım.

 


 

Tüp bebek için tedaviye ilk geldiğim gün ki hayatımı ve şimdiyi düşünüyorum ….hayatım değişti tabi önce ben değiştim.Nasıl mı?
İçimde büyük bir acı, kızgınlık, endişe ve daha her şey vardı negatif olan. Eşime kızıyordum içimden “ne kadar da rahat” diyordum “ya ben, tüm yükü çeken benim o sadece inan Sema kesin olacak neden üzülüyorsun” diyordu. Onun bu rahatlığı beni kızdırıyordu. Üzülmesi gereken bir durum vardı; 10 yıllık evliydik 5 yıldır çocuk istiyorduk 6 kez aşılama ve 2 kez IVF sonrası bebek sahibi olamamıştık. Artık hiç inancım kalmamıştı olacağına dair. Biran önce görev gibi “tekrar IVF yaptırmalıyım, zaman ve yaşım geçiyor, mecburum o kadar istediğim şey için sonuna kadar çabalamalım”diyordum. Ama biliyordum olmayacak… eşimde ve bende belirgin bir sorun yoktu açıklanmayan infertilite tanısı konmuştu. Keşke sorun olsaydı sebep ortadan tıbbi müdahale ile kaldırılabilir ve bir umut olurdu belki benim için diyorum. Bence benim sorunumu tıp henüz keşfetmemişti bu nedenle infertildim ve bu nedenle belirgin bir sorun yok denilmişti. Bütün bu düşüncelerle birlikte tedaviye başladım.
Her şey beni sıkıyordu doktor bey hikayemi alırken donuk ve somurtgan cevaplar veriyor hatta cevap bile vermek istemiyor hemen tedaviye geçmek istiyordum çünkü vazgeçmekten korkuyordum. Hikayeyi verirken gözlerim doldu kusura bakmayın doktor bey stresliyim dedim. Doktorum çok stresli olduğumu farkedince;
görüşmeler sonrasında birkaç aylık ilaç tedavisi verdi ve acele etmeyelim vaktimiz ve zamanımız var diyerek kliniğin psikolojik danışmanı Dolunay Hanımla görüşmemin benim için faydalı olacağını önemle vurguladı. Bir öğrenci misali bana denileni harfiyen yaparak görüşecektim tabiî ki daha sonra çocuğum olmadığında ben elimden geleni yaptım demeliydim.
Nihayetinde Dolunay Hanıma başvurduğumda eşimin ve benim olaya bakışımızı dinledi ve eşimin rahatlığının, hayal kurmasının tedaviye olumlu etkileriden bahsetti. Evet aslında eşimin güzel hayalleri fazla iyimserliği beni kızdırsada eşimin o gün bana Dolunay Hanımın yanında ” bana diyorsun ama sen daha hayalperestsin aramızdaki fark senin kötü benimse güzel hayallerim var” demesi beni kendime getirdi ve biran kendime dönüp baktığımda ona ve Dolunay hanıma hakverdim ve artık görüşmelerdeki konuşmalarımızı daha farklı kulakla dinlemeye başladım ikinci görüşmemizde bir ödev verdi Dolunay hanım henüz olmamış hayali bebeğime özel bir şey satın alacaktım ya da yapacaktım bu ödev karşısında eski bir anım canlandı; eşim ilk IVF denememde bebek için çok güzel bir patik ayakkabı almıştı oysa ben eşime o kadar kızmıştım ki nerden biliyorsun ya olmazsa neden para verdin diye düşünüyordum oysa kızdığım ona verilen para değil ya olmazsayı düşünüp onun ümidine kızmıştım hep ya olmazsa diyordum eşimse ya olursa daha sonraları da birçok kez yalnızken bu patiğe bakıp ağlıyordum patiği ağlama duvarı yapmıştım adeta.
Tamam dedim o an bu sefer kararlıydım madem olumlu olmak işe yarıyordu, DEĞİŞECEKTİM. Dolunay Hanım cümlelerimde ki farkında olmadan söylediğim saklı olumsuz duyguları bile çekip çıkarıyordu ve olumlularıyla yer değiştiriyorduk. Olumlu düşünmenin ve davranmanın ne olduğuna çalışıyorduk ve çalıştıkça rahatladığımı farkettim.
Üçüncü görüşmemize giderken girdiğim mağazada en küçük şeye bakıyordum içimdende boşa gitmesin diyordum zaten olursa dünyaları alırım bebeğime ama şimdi bir çorap almak yeterliydi ama eşim mağazada ki tüm beğendiği şeyleri aldı ve bunların hepsini kullanacağız tamam mı dedi bir çorap için girdiğim mağazadan battaniye, çorap, mama önlüğü ve bir çok şey daha alıp çıkmıştık.Yine kızacaktım ki aldığımız battaniyenin içinde bebeğim canlandı hemen silmeye çalıştım kafamda ki görüntüyü ama o an o kadar mutlu olmuştum ki bu hayalleri kurmaya devam etmek istedim mutlu ve güzel sonla biten bir film sonrası içindeki hisse benziyordu ne zararı olabilirdi bu hayalleri kurmaya devam ettikçe de gördüm ki olumsuz hayallerin canımı gerçekten acıttığı gibi olumlu düşüncelerde gerçek gibi mutlu edivermişti beni beklide ilk kez kuruyordum böyle bir hayal…. tekrarlamaya başladım gözlerimi kapıyor deniyordum sanki bir çocuk gibi çok hoşuma gitmeye başladı madem bu kadar güzeldi hayallerimi artırmayı denedim bebeğimi kokluyor sarılıyor okula götürüyor defterini kaplıyordum gözümü açtığımda hala mutluydum belki hayaldi ama mutlu hissediyordum kendimi ayrıca kötü hayaller daha az gelmeye başladı gözlerimin önüne… artık acı çekmek istemediğimi hissettim ne kadar da canımı acıtmışlardı bu kötü hayaller artık bilinçli bir şekilde ben istemeden beynime gelen kötü hayali tersi bir güzel hayalle yer değiştirmeye başladım ne kadar çokmuş meğer ki gün boyu gelen hayallerim yemek yerken, işteyken, yatarken sürekli benle gezen hayalet gibi kötü hayallerden sıyrılmaya çalışırken geçmişte yaşadığım hayatım da ki diğer olumsuzlukların nedenini de anlıyordum Aslında hep ben çağırmış kendime çekmiştim bu olumsuzlukları bu olumsuzluklar aslında hep korkularımdı başarısızlığı hiç tatmamış benim üniversite de neden sene kaybettiğimi anlıyordum artık kısır döngüm o senelerde başlamıştı hayatımdaki ilk olumsuzluk ta buralara sürüklemişti beni….
Sanki aydınlanmış farklı bir insan olmuştum bir şeyleri çözmüştüm. Olumsuz hayaller çok geçmiyordu artık gözlerimin önünden.
Embriyo transferi yapılacağı zaman gelmişti. O gün aynı zamnada eşimin annesinin ölüm yıldönümüydü daha önce bu tarih bana kötü hayalleri çağırırdı bu kez ise bugün eşimin bir canı gitti şimdi kesin bir can oluşacak dedim bu tesadüfün bize bir umut müjdesi olduğunu düşündüm toplanan yumurta miktarı oluşan embriyo kalitesi diğer ıvf denemelerimde ki gibiydi aslında bir fark yoktu bu açıdan ama farklı olan bendim 4 embriyo yerleşecekti eşime transfer odasında “çabuk ol çocuklara isim bulalım” dedim gülerek eşim “ayşe olsun” dedi” ya oğlan iseler embriyolar sonra oğlanları küstürmeyelim” dedim bu kez bir adım ben öndeydim eşimden gülerek “ömer olsun” dedik Ömercikler ve Ayşecikler hepinizi istiyorum dedim içimden.Transfer odasında eşimin gözlerine baktığımda olacağına o kadar inandım ki.
Bekleme sürecinde ya hepsi tutarsa ne yaparsın dedi yakınlarım. Hepsini istiyorum hiçbirinden vazgeçmem dedim. Her gün embriyoların resimlerine bakıyor, onların bölündüklerini düşünüyor acaba hangisi Ömer hangisi Ayşe diyordum. Gözümde 4 tanesini oynarken hayal ediyordum. Gerçekte dört çocuk istemiyordum ama hayalimde hiçbirisinden vazgeçmek istemedim hepsini sevdim. Sonuç günü kalbim yerinden çıkacaktı. Sevinçten dizlerim beni taşımıyordu. Beta Hcg çok yüksekti ve çoğul ihtimali vardı. Hayatımdaki en mutlu andı. Hala bu satırı yazarken bile sevinç gözyaşlarım akıyor. İlerleyen dönemde dört taneside tutmuştu. Dördüz bir gebeliğim vardı ancak tıbbi sebeplerden dolayı gebeliğime tek fetus ile devam etmeye karar verdik
Gebeliğimde hastanede yatmam gereken dönemler oldu o dönemlerde de güzel hayallere sarıldım ben. Böyle yaptıkça da her şey düzeliyordu. Bunu bir oyun gibi devam ettirdim. 2.Trimestera geçmiştim. Her şey rahattı, bir kız bebeğim olacaktı. Eşimle adı Ayşe olsun dedik . Hayal Ayşe gerçek Ayşe olmuştu. Bütün hayallerimde bütün güzellikleri kızımla eşleştirdim. Güzel, akıllı, güler yüzlü, bıcırık bir kız hayal ettim. İnanıyordum artık sağlıkla doğuracağıma. Bu sefer onu her gün emzirmeyi hayal ettim. Çünkü biberonla beslemek istemiyordum. Sezeryan olacak anestezi alacaktım. Tecrübeli anneler “sezeryan sonrası hemen süt gelmiyor hastaneye biberon götür” diyordu. Ama kararlıydım yanımda biberon götürmeyecektim. Gebeliğim boyunca bebeğimi kucağıma alır almaz emzirdiğimi hayal ettim. Denemek istiyordum pozitif düşünce gücümün bana sunacaklarını. Mutlu gün gelip bebeğimi odamda kucağıma aldığımda sütüm geldi ve biberon hiç kullanmadım. Yine olmuştu sanki sihir gibiydi, düşünüyorsun ve oluyor. Aslında daha önce hep kötü sihir yapmıştım kendime.
Çok tatlı bir kızım vardı artık. Herkes çok seviyor, bazıları “bu kadar güzel giydirme nazar değe, dikkat et” diyordu. Benim kızıma nazar değmez ben her gece dua ediyorum ona ve onu tüm sevenlerin ona güzel enerjiyi aktardığını düşünüyor bu enerjinin de kötü enerjiye kalkan olacağını düşünüyordum. Bu şekilde kimsenin kızıma ya kötü bir şey olursa kötü fikrini kafama sokmalarına izin vermedim, kızımla ilgili hep güzel hayaller kurdum.
Kızıma her şeyi vermek istiyordum. Belki benim için en zoru bir kardeş vermekti. Ama düşünce gücümle birçok şeyi başardım ve neden olmasın dedim ve her gece dua etmeye ve bu kızımı kardeşiyle oynarken düşünmeye başladım. Transfer odasına girerken hayalimizde Ayşecikle birlikte Ömercik vardı. Sıra Ömercikteydi. Aslında kız erkek fark etmiyordu ama hayale kaldığım yerden devam ettim. Ömercik için bir kazak ve tulum aldım. Kızımın dolabında aldığım bu kıyafetleri gördükçe ara sıra oyun bozanlık yapıp, ben ne yapıyorum böyle diyen eski Sema canlanıyor ve onları başka bebeklere hediye etmek istesem de ben oyunuma devam ediyordum. Ayşe 1 yaşını doldurduğunda tekrar IVF yaptırayım diye düşündüm. Eşime bunları söylediğimde bana spontan gebe kalabileceğimizi hatırlattı ve aklından bu düşünceyi kesinlikle sil dedi. İçimdeki derinden bir ses aslında bana da Ayşe’nin kardeşi olacağını söylüyordu hatta aynı ses onun erkek Ömercik olacağını da söylüyordu. Tam anlamıyla gerçekten inanmasam da kurduğum hayaller içimdeki sese dönüşmüştü beni inandırmıştı bile.
Sadece kendimle kalmıyor bebeği olmayan diğer arkadaşlarıma da bildiklerimi, olumlu düşünceyi aktarmaya çalışıyordum. Ayşe’nin kıyafetlerinden hediye ettiğim yaşadıklarımı anlatıp moral verdiğim 2 arkadaşımda hamile olmuştu. 1-2 ay gibi çok kısa sürede. Ayşe’nin kardeşi neden olmasın dedim ve kıyafetlerinden birisini kardeşi için ayırdım.
Ayşe geceleri emmek için sık kalkıyor, uykusuz kalıyor aşırı uykusuzluk bulantı yapıyordu. Gündüzleri uyumaya başladım. Bir arkadaşım şaka yaptı hamile olmayasın bu ne uyku diye. Ama hepsinin bir sebebi vardı ve emziriyordum. Baş ağrısı için ilaç içmek üzere iken neden olmasın diye gebelik testi yaptım, Ancak bu kez için hiç ihtimal vermiyordum. Gelecekte olacaktı ama şimdi ihtimal düşüktü. Bebek emziriyor ve henüz yeni adet görmüştüm. Daha önce dört gözle baktığım başında beklediğim ve hep (-) çıkan testin başında bu kez beklemedim ve işlerime koyuldum. Unutmuştum testi, aradan geçen 1 saat sonra gördüğüm çift çizginin şaşkınlığını aslında hala içimde yaşıyorum.
Bu yazıyı kaleme aldığım gecenin sabahında bebeğimin cinsiyetini öğrendim. 20 haftalık erkek bebek. Yani hayalimdeki Ömercik. Hayalim gerçek oldu. Ancak bu gerçek bana henüz hayal gibi geliyor.inanamıyorum. Sanki hayaldeyim de gökten 3 elma düştü, birini ben yedim, birini sevdiğim arkadaşlarımla paylaştım. Diğerini de mutlu olduğum bu gecede sizlerle paylaşmak için bütün bunları tanımadığım sizlere yazdım. Bir parça bile katkım olsa çok mutlu olacağım.
Tüm güzel hayallerinizin gerçek olması dileğiyle….